
Hançere düşmek divan şiirinde yer alan intihar etme şekillerinden birisidir. İntihar İslamiyet’te yasak görülen bir eylem olduğu halde “ insanın, kendisine emanet olarak verilen bedenine bilerek zarar vermesi şiddetle yasaklandığı halde divan şiirinde de karşımıza çıkan bir olgudur.
İslami edebiyatta İntihar denildiğinde ilk akla gelen edebi hadise Ferhat’tın intiharıdır. İslami dönem edebiyatında intihar olayı üzerinde en çok duran edebi metin Hüsrev ile Şirin ve Ferhat ile Şirin hikâyeleridir. ( bkz Hüsrev ü Şirin ve Ferhat İle Şirin Mesnevileri İle Ana Konuları) Her iki hikâyenin farklı varyantlarında ve farklı mesnevilerinin hepsinde Ferhat intihar etmekte ama intihar şekli Genceli Nizami ‘ nin, Şeyhi’ ninAli Şir Nevai , ’nin , Kutb ‘un yazdığı Husrev ü Şirin eserlerinde intihar modelleri değişmektedir. Genceli Nizami ‘ninHusrev-i Şirin mesnevisinde “Ferhat’ın dağı delip yolu açmasından korkan Husrev, ona Şirin’in öldüğü haberini ulaştırır. Bu haberin verdiği üzüntü ile Ferhad, kendini kayalara vurarak öldürür.” ( bkz Hüsrev ü Şirin ve Ferhat İle Şirin Mesnevileri İle Ana Konuları )
Diğer, Hüsrev ü Şirin adlı mesnevilerinde ise Şirin’in ölüm haberiyle Ferhat, feryat ederek elindeki külüngü fırlatıp, kendini dağdan atarak intihar eder. Kutb’un Husrev ü Şirin ’inde, Şirin, Hüsrev’in cesedinin bulunduğu künbede gider ve onun ölümüne sebep olan hançerle canına kıyar:[1] Bazılarında ise Şirin Ferhat’ın dağdan getirdiği sulara atlayarak boğulur.
Divan edebiyatı kaynaklarında Ferhat ile Şirin hikâyesi dışındaki eserlerde intihar motifine çok sık rastlanılmasa da en çok dikkat çeken intihar motifinin “hançere düşmek” şeklinde ifade dilen şekli olduğu dikkati çeker. Bu intihar şeklinin hançeri veya kılıcı n kalp üzerine dayandırılıp hızla üzerine atılmak, göğüsten giren kılıç veya hançeri sırttan çıkacak şekilde saplanmasını sağlamak şeklinde, Japon kültüründe sık rastlanılan bir intihar şekli olduğu anlaşılmaktadır. Divan edebiyatında bu şekilde intihar etmeye de “hançere düşmek” denildiği ortaya çıkmaktadır. [2] Şu halde hançere düşmek: “kama, bıçak, hançer gibi ucu sivri, keskin bir aleti kalbe dayayıp hızla yere kendini atmak ve böylece intihar etmek” demektir.
Divan şairleri, bu telmih öğesini ayın hilal şekliyle, sevgilinin kaşları ve gülün dikenleri ile benzerlik ilgisi içinde değerlendirerek beyitlerinde yer vermişlerdir. “Ancak bu kullanım, divan şiirinin bütününe hâkim olan bir temadan ziyade, şiiri zenginleştiren bir benzetme ve telmih öğesidir. Nedim bu telmih unsurunu şiirinde oldukça başarılı olarak kullanan şairlerden biridir (bk. Onay, 1996: 255):”[3]
İşte hun oldu dilim gamze-i ayyâşın için
İşte hançerlere düştüm senin ol kaşın için Nedim)
Hançere düşmek divan şairleri tarafından daha çok benzetme amaçlı kullanılmıştır.
Bir güneş yüzlü firakında felek hasret ile
Var ise hançere düştü nitekim aşık – zâr Baki
Baki bu beytinde feleğin güneşe duyduğu hasrete dayanamayıp Ay’ın hançeri üzerine düşüp intihar ettiğini ifad e ediyor.
Gül hare düştü sine- fiğar oldu andelip
Bir hâre baktı bir güle zâr oldu andelip Naili
Gül dikenin üstüne düştü, bülbülün göğsü yaralandı, bülbül, bir güle bir dikene bakıp bakıp ağladı.
Güller savuldu geçti zamân-ı bahâr hayf
Düştü çemende hançer-i hâra hezâr hayf Sabit
Yazık ki bahar ve güllerin mevsimi geçti, yazık ki bülbülde güllerin dikenleri üzerine düştü.
KAYNAKÇA
[1] Haluk GÖKALP, İNTİHAR KÜLTÜRÜ VE FERHAD’IN İNTİHARI’NIN DİVAN ŞİİRİ AŞK ANLAYIŞINA ETKİLERİ, https://www.turkishstudies.net/sayilar/sayi15/18g%C3%B6kalphaluk1.pdf
[2] A.T. Onay, Eski Edebiyatta Mazmunlar, MEB 1996- SHF 255
[3] Haluk GÖKALP, İNTİHAR KÜLTÜRÜ VE FERHAD’IN İNTİHARI’NIN DİVAN ŞİİRİ AŞK ANLAYIŞINA ETKİLERİ, https://www.turkishstudies.net/sayilar/sayi15/18g%C3%B6kalphaluk1.pdf
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!