Lüzûm mâ lâ yelzem ( Söz Sanatı)

13.09.2018
 
Lüzûm mâ lâ yelzem 
 
Lüzum mâ lâ yezem ‘in sözlüklerdeki anlamı :  “gerekmeyenin gerekliliği”  şeklindedir.  Eski edebiyatta söze, dizeye güzellik edebî sanatlardandır.
 

Tanımlar

Şiirde ve eski edebiyatın süslü ve sanatlı üslubu ile yazılmış nesir edelerinde rastlanılan kafiyeden önce birkaç harf veya harekenin aynen tekrar edilmesi ile yapılan sanatlı söyleyiş, söz sanatıdır.

Seci yada kafiyeyi  kayıtlı olarak irad etmek[1]
“Manzum veya mensur eserlerde beyit yahut cümle sonlarında yer alan kafiye ve secilerde kafiyeyi meydana getiren revîlerden veya onların yerini tutan harflerden önce aynı cinsten ve eşit sayıda harf bulunması” [2]

Lüzûm mâ lâ yezem  bir söz sanatı sayılmasına rağmen aynı zamanda bir çeşit zengin  kafiye yani  “kāfiye-i mukayyede” yani mukayyed edilmiş, berkitilmiş  kuvvetlendirilmiş kafiyedir.  Dize sonlarındaki kafiyelerde veya seçili yazılmış, yazılarda kafiyenin varlığı tek bir harfin (revî) benzerliği gerekli ve yeterli olduğu halde bu söz sanatında “ kafiyenin son harfinden önce birkaç harf ve harekenin benzer olması ve bu suretle eserdeki ses ve lafız armonisini daha ileriye götürme çabası vardır.[3]

Lüzûm mâ lâ yezem tabirinin anlamı şairin ve yazarın şiirde veya kafiye de illa bunu yapmak için kendini zorlaması, kendini inatla bunu yapmaya mecbur etmesi “gerekmeyenin gerekliliği”  anlamına gelen bu tabirin kurulmasına neden olmuştur. Bu nedenle berkitilmiş kuvvetlendirilmiş bir kafiye olan  lüzûm mâ lâ yezem kuvvetlendirilmiş zengin kafiye olarak da tarif edilebilir. Hatta amaç olarak  öyle değilse   bile aynı kelimenin diğer kelime içinde de geçebilir hale gelmesi nedeni ile  zaman zaman tunç kafiyenin özelliklerini de andırır .

Lüzûm mâ lâ yezem  Örnekleri


“Aşk bir zevktir, onun da başka bir dili var; aşk bir şevktir, onun da ayrı ehli var”


Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selâmetten
Çekildik izzet ü ikbâl ile bâb-ı hükûmetten           Namık Kemal

Kan akmada ru’yet-i zaferden
A’dub oluyor bu zib – ferden
Azade kalaydılar seferden
Bir ordu çıkardı br neferden            Abdülhak Hamit

Çeşman-ı o mehveşin elâdır
Pek bakma elâ değil belâdır
Gör sihr-i beyânı gamzesinde
Hubâne lisânı es- selâdır

İLGİLİ BAŞLIKLARIMIZ VE LİNKLERİ

 KAYNAKÇA

  • [1] Tahir ‘ül Mevlevi, Edebiyat Lüğati, Enderun, İst. 1972, S, 93
  • [2] İsmail Durmuş,  LÜZÛM-ı MÂ LÂ YELZEM, TDİA , cilt: 27; sayfa: 263
  • [3]  İsmail Durmuş, LÜZÛM-ı MÂ LÂ YELZEM, TDİA , cilt: 27; sayfa: 263

1

5

Yorum Yapmak için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

Yorumlar

Mehmet Düziçi

Mehmet Düziçi

6 years ago

Nicelerini okumak dileğiyle