Pervin Divan Şiirinde Süreyya ve Ülker Yıldızı

Osmanlıca yazılışı peren :  پرن

Osmanlıca yazılışı Pervin :   پروين

Peren ( پرن ) Farsça kökenli bir sözcüktür.  Farsçada peren sözcüğü Ülker Yıldızı ,  Pervin, anlamındadır. Diğer adları Ikd-ı Süreyya veya  Benât-ün-na'ş – Benatün- neş’dir. ( Büyükayı Yıldızları)  Ülker Yıldızı veya Büyük Ayı Yıldız Kümesidir.

Ülker Yıldızı diğer adları ile Peren ( Farsça) Ikd-ı Süreyya veya  Benât-ün-na'ş – Benatün- neş ( Büyükayı Yıldızları- Arapça)  Pervin ve Süreyya da denilen bu yıldızlara Yunancada Pleiades denmiştir.  Bu yıldızlar Kuzey kutbu dairesinden gözüken yedi yıldızdan oluşur.  Bu kümeye Dübb-i Ekber,  Türkçede ise eski ismi ile Yediger denmektedir. [1]

Bu yıldızlar kümesine Büyükayı  - Ursa majör -  Takımyıldızları da denir.. Büyükayı  - Ursa majör,  Kuzey yarım küreden tüm yıl boyunca görülebilen bir takımyıldızıdır. [2] Ayının arka ayakları ve kuyruğunda bulunan yedi parlak yıldız, tanınmış Büyük Kepçe veya cezve şeklini oluşturur.  Bu yıldızların dördüne benat,  ( kare şeklinde gözüken )  üçüne de naş  ( kuyruk şeklindeki ard arda gözüken üç yıldız) denmektedir. ( BKZ Benât-ün-na'ş ( Büyükayı Yıldızları) Nedir)

Bu yıldız kümesi Boğa takımyıldızında (Taurus) bulunur ve Dünya'ya en yakın açık yıldız kümelerinden biridir.  Bu yıldız kümesi çıplak gözle rahatça gözlemlenebilir ve Ülker yıldız kümesi Dünya’dan yaklaşık olarak 440 ışık yılı uzakta bulunmaktadır. [3]

Çeşitli kültürlerde Bahar Bakireleri olarak bilinen bu takımyıldızı,  Yunan mitolojilerinde yedi kız kardeş olarak tasavvur edilmiştir.   Artemis ‘in arkadaşları olan bu yedi tanrıça Ülker Yıldızını meydana getirmişlerdir. [4]( Bkz Peren Pervin Nedir Ülker Yıldızı ve Efsanleri )

Süreyyâ,  Ülker içinde yer alan yıldızlar öküz (boğa- taurus) şeklini meydana getirirler. Bu yıldız kümesini oluşturan yıldızların sayısı yedi tanedir. Bu yedi yıldız sevr adıyla anılan bu burcun sırt -hörgüç kısmına iki sıra halinde dizilmiştir. Eski devrilerde Süreyyâ ‘yı, Hamel yani koç burcunun kuyruğuna dizilmiş üzüm salkımı veya gerdanlık[5] gibi tahayyül edenler de olmuştır.Bu yıldız kümesi gerdanlığa benzetilmesinden dolayı "Ikd-i Süreyya"  olarak da adlandırılmıştır.  Süreyyâ’  eskilerin düişüncesinde ugurllu kutlu bir yıldız olarak da görülmüştür.

Şiir Dünyamızda Ülker Pervin Süreyya

Divan şairleri Ülker yıldızını daha ziyade, Pervin, Benât-ün-na'ş, Peren ve Süreyya olarak anmışlardır. Pervin veya Süreyya’nın olduğu gökteki konum eskilerin astrolojik inançlarına göre göğün en yüksek yerlerinden birisidir. Divan şairleri bu takımyıldızı için bu nedenle : ıkd-ı Süreyyâ, menzil-i / menâzil-i Süreyyâ, mirfak-ı Süreyyâ”  tamlamalarını da kullanmışlardır.

Divan şairleri Ülker’in İki sıra halinde parlaklık ve düzgün bir şekilde sırlanmasından hareketle bu takımyıldızını, tesbih, salkım, başak (hûşe), içki meclisi (bezm), sevgilinin boynunda parıldayan mücevher gerdanlık (ıkd) ve sevgilinin parlak dişlerine (dendân) çiy tanesine (jâle)  [6] ramazan aylarında mahyaya vb benzetmişlerdir.

Divan şairleri Ülker takımyıldızını daha ziyade cezveye benzetmişlerdir. Bu nedenle cezve ve ateş arasında da alakalarda kurarlar. Ancak bu ateş ah veya gönül ateşi olmaktadır.   Ülker’in bir cezveye benzetilmesi ve göğün en yüksek noktalarından birisinde olduğuna inanılması nedeni ile divan şairleri bu yıldızları yükselme kıyası olarak görmüşlerdir. Bu nedenle aşığın ahları, gönül ateşleri, sevda yangıları Süreyya’ya kadar yükselir.

Süreyya yıldız kümesi bazen çiçek bahçesi, gül bahçesi olarak da hayal edilir.  Ay yüzlü sevgili Perviz’den gül alıp saçlarına takar. Şeyhî ise “Pervîn tabakta nukl düzer Zühre sâz-ı çeng” mısrası ile yıldızın gökyüzündeki dizilişini bir tabağa sıralanmış mezelere benzetmiştir.

Takıp resenin kehkeşan kursuna mâhın

Kapmağa onu tîzidi dendân-ı Süreyyâ  Nev‘î’

Nevi bu beytinde Ülker’i sıra sıra dizilmiş dişlere benzetmiştir.

 

Tutalım jâleyi gökten inermiş

Senin Pervîn’ine olur mu hemtâ  Nev‘î

Nev‘î’  bu beytinde Ülker’i  jâleye benzetmiştir.

 

Ben mi yüzünde yâ bulmuş mâh ile Pervîn kıran

Saç mı yâ alnında olmuş nûr ile zulmet karîn  Ahmed Paşa

Ahmed Paşa bu beytinde bu yıldız kümesini sevgilinin yüzündeki benlere benzetmiştir.

 

Gök sipihr oldu Zühâl keyvan Utârid tîr imiş

Ülker’e Pervîn derler arş-ı a‘lâ kerzman   Tuhfe-i Vehbî’den

 

Gelmesin ikisi  bir yere Benatü na'ş ın

Belki Cemiyet-i Pervin’i perişan olsun     Nefi

 

Çarh bir pîre-zen ü heykeli pervîni-durur

Gevher-i encüm anuñ âlet-i tezyîni-durur EMRÎ

 

Şîve ögrenmiş kamer ol serv-i bâlâdan yine

Başına bir deste gül sokmış süreyyâdan yine  Revani 

 

Fürkatüñde âhum odı evc-i süreyyâya irer

Kan yaşum katresi çün mevc ura deryaya irer  Ahmedi

KAYNAKÇA

 [1] /post/buyukayi-dubb-i-ekber-yediger-benatu-n-na-s-ursa/139533

[2] /post/peren-pervin-nedir-ulker-yildizi-ve-efsaneleri/136310

[3]https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%9Clker_(y%C4%B1ld%C4%B1z_k%C3%BCmesi)

[4] A. Talat Onay, Edebiyatımızda Mazmunlar, MEB,  İstanbul 1996, shf. 397

[5] MUSTAFA İSMET UZUN, https://islamansiklopedisi.org.tr/sureyya

[6] MUSTAFA İSMET UZUN, https://islamansiklopedisi.org.tr/sureyya