Şehir Oğlanı 

Şehir oğlanı eski metinlerde zaman zaman karşımıza çıkan bir tabir olmaktadır. Bu tabirin 15. Asırdan beri kullanıldığı özellikle 17. Asırdan sonra sık sık karşımıza çıktığı gözükmektedir.  A.T. Onay,  şehir oğlanı sözcüğünü ahlaki yönden düşük seviyeli, yaramaz, şeytani ve zengin çocuğu İstanbullu gençleri aşağılamak amacıyla kullanılan bir tabir olarak  izah eder. “ İstanbullu kibar çocuklarına muhallebici derlerdi ki bir bıkma nazlı kızlar için söylenilen hanım iğnesi tabirine eş değerde bir sözcüktür. “ [1]

17.Yüzyıl’da yaşadığı bilinen bir divan şairi olan Hisarî'nin, "şehir oğlanı" hakkında "Der-Medh-i Şehr Oğlanı" başlıklı gazeli vardır. Hisari bu gazelinde şehir oğlanı tabirini “taşradan gelmeyip İstanbul'da doğmuş büyümüş olan"[2] anlamında kullanmıştır. Nedim’in “Gel ey bî vefâ İstanbul oğlanı “ dizesinde de görüldüğü gibi şehir oğlanlarına “ İstanbul oğlanı” dendiği de anlaşılır.

Muhallebici 

Şehir oğlanı tabirinin daha ziyade doğma büyüme İstanbullu, ailesi zengin ama ahlâkî yönlerden bozulmuş genç erkekler için kullanıldığı görülür. Taşradan gelenler doğma büyüme İstanbullu olanlara "muhallebici" demişlerdir.[3]

Muhallebici “ nazlı büyütülmüş kimse” efendi, kibar güzel ahlaklı geçler için kullanılırken "şehir oğlanı"  tabiri ağır bir tahkir içerir.

Hîz oğlanı ( hamam oğlanı ) 

Hîz oğlanı ( hamam oğlanı ) veya kısaca hîz ( çoğulu hîzân )  ise; Osmanlı devrinde “seks işçisi erkek” anlamına gelir.  Evliya Çelebi bunları ‘hizan-ı dilberan’ (düşkün ahlaksız gençler( olarak tanımlamıştır.  Bu oğlanlar kulamparalara ( oğlan sever- aktif eşcinsel  ) fahişelik yapan kimselerdir. “Hîzân-ı Dilberân esnafı nefer (kişi) 500, bunlar bir alay yersiz, yurtsuz, düşkün, ahlâksız, yüzsüzlerdir ki kendi kadir ve kıymetlerini bilmeyip Babulluk’ta, Kalatyonoz’da, Finde’de, Kumkapı’da, San Pavla’da, Meydancık’ta, Kiliseardı’nda, Tatavla’da ve çeşit çeşit içki içilen yerlerde sürü sürü gezip boğazı tokluğuna avlanırkan subaşı tuzağına düşüp sonunda defterli olur” idi. ”  

 Defter-i hîzan’a kaydedilmek devlet tarafından esnaflık kaydı altına alınarak genelev kadınları gibi vergiye tabi tutulmak demektir. Anlaşıldığı kadarı ile "şehir oğlanı" tabiri muhallebici ile hîz oğlanı tabiri arasında fettan, çapkın ahlaken düşkün manalarında kullanılmıştır.  Sonraki devrilerde bitirim, külhan, fırlama gibi tabirlerin şehir oğlanı tabirine benzer anlamlarda  kullanıldığı rahatça söylenebilir.

Sözlüklerdeki açıklamalara bakılırsa şehir oğlanı tabiri zeki, becerikli, çapkın, sokak çocuğu gibi anlamlara da gelmektedir.

Ol Güneş yüzlü kamer haylice şehr oğlanıdır

Her ne yüzden der isen doğru cihan fettanıdır.  Necati

 

Dil rübâya bî- vefâlık hak bu kim pek aybdır

Neyleyim güçtür bunu tefhim şehir oğlanına Nedim

Civelek Nedir Civelek Taburu ve Osmanlıda Eşcinsellik

Huri Gılman ve Vildan

Huriler Gılmanlar Dergaha Gider

Gılman ve Vildan Nedir

Divan Şiirinde Sevgili İmajı ve Sevgili Benzetmeleri

Halvet Nedir Divan Şiirinde Sevgili İle Buluşma

Çeng Çengi Divan Şiirinde Çeng ü Çeğâne

Köçek- Çengi

Tavşanoğlan Çengi Saki Mugbeçe Kebgân Nedir Giysileri Farkları

 

KAYNAKÇA 

[1] Onay, Ahmet Talat (1994). Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar ve İzahı 1996- Ank. , MEB Yayınları, s. 457

[2] PROF. DR. İSMAİL HAKKI AKSOYAK. https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/hisari-mdiki

[3] Onay, Ahmet Talat (1994). Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar ve İzahı 1996- Ank. , MEB Yayınları