Sevâd-ı a’zam Nedir

Osmanlıca yazılışı : sevâd :  سواد

Osmanlıca yazılışı : a'zam :  اعظم 

 

Sevâd Sözlük Anlamları

Sevâd tek başına kullanıldığında sözlük anlamları ile: “Karalık, siyahlık, karartı.  Yazı, karalama. uzaktan karartı hâlinde görülen kalabalık. Bir şehrin çevresindeki karartı hâlinde görünen bağ, bahçe ve bostanlar “ anlamlarında kullanılır. Sevâd sözcüğü ile pek çok terkip ve tamlama kurulur.

Sevâd-i a'zam ::"ulu şehir" : Mekke-i Mükerreme.

Sevâct-ı batn : karaciğer.

Sevâd-ı Müslimîn : İslâm cemâati.

Sevâcl-ül-ayn : hek. gözbebeği.

Sevâd-ül-kalb :yüreğin ortasında -var sayılan-kara benek.

Teksîr-i sevâd : boş yere yazı yazma.

 

Sevâd Kökeni

Sevad, Arapça kökenli bir sözcüktür ve aşk anlamına gelir. Arapça [swd.] kökünden gelir. Kara safra, melankoli, eski tıbba göre insanı oluşturan dört subudan biri oaln sevda hıltından biri yani sevda hıltı  ( bkz  Dört Temel Can Sıvısı Ahlât-ı Erbaa Dört Hılt) anlamlarında kelimler üretilen bir köktür.

Bu kökten türemiş olan kara, siyah anlamına gelen aswad أسود ,  sevda- sawdāˀ سوداء  sözcüğünün müennesidir.[1] Karalık, siyahlık, karartı.  Yazı” anlamına gelen  Sevâd  سواد  ile siyah nıjta anlamına gelen  süveyda sözcüğü de sözcüğü de “ “ swd “ kökünden gelmektedir. ( bkz Sevda ve Süveyda Nedir Aşk Hastalığı ve Aşk Sıvısı)A’zam اعظم  ise büyük çoğunluk manasındır.

 

Sevâd-ı a’zam Anlamları

Sevâd-ı a’zam tamlaması birebir sözlük anlamı ile büyük çoğunluğun ( ilahi) aşkı manasına gelir. Sevâd-ı a’zam Arapça bir isim tamlamasıdır.  Bu tamlamanın sözlüklerdeki anlamları :  “ Büyük şehir.,  Mekke-i Mükerreme’de ehli sünnete tabi olanlar. İnsanların ekseriyeti. Müslümanların çoğunluğu..”Şekillerindedir.

Bu tamlama “Hz. Peygamber ve ashabını takip eden Müslüman çoğunluk” [2]anlamına geldiği gibi "Ulu Karaltı" [3], “Mekke-i Mükerreme ve çevresindeki Müslüman ahali”  anlamlarında da kullanılmıştır.

Bu tamlama genel olarak Müslümanlığı gerçek ve dinin nizamlarına uygun olarak yaşayan ehlisünneti ifade eder. Bu tabirin ortaya çıkmasının nedeni ise Hakîm es-Semerkandî’nin, akaide dair bir eseridir. Hakîm es-Semerkandî bu eserini Sâmânî Emîri İsmâil b. Ahmed’in isteği üzerine yazmıştır.

 

Hakîm es-Semerkandî’nin Sevâd-ı a’zam Adlı Kitabı

Hakîm es-Semerkandî’nin Sevâd-ı a’zam adını verdiği eserinin yazma nedeni ise 8. asırdan itibaren özellikle Horasan ve Semerkand bölgelerinde Hz Muhammet’ten sonra İslamiyet inancına sahip kitleler arasında Müslümanlığı farklı yorumlayan, Zedüştlük ve putperestlik inançlarının kalınıcıları olarak ortaya çıkan hurafeleri ortadan kaldırmak Mekke ve civarındaki gerçek Müslümanlığı belirtmek amaçlıdır.

Hakîm es-Semerkandî’nin Sevâd-ı a’zam adlı eserinin konusu ümmetin yetmiş üç fırkaya ayrılacağı ama bu fırkalar içerisinde en makbul olanının Mekke ve çevresindeki Ehl-i sünnete uyan Müslüman çoğunluk olduğunu belirtmek amaçlıdır.[4] Kitap, İslamiyet’e uygun olmayan hurafelere ve anlauışlara sahip olan kitleleri Ehli Sünnete uygun yaşamaya çağırı.  Mekke ve civarındaki Müslümanlığın gerçek Müslümanlık olduğunu ispatlamaya çalışarak, İslamiyet dışı hurafelere ve bidadlara ve sapkınlıklara karşı çıkıp Ehli Sünnete uyulmasını tavsiye eder.

 

Tasavvufta Sevâd-ı a’zam

Tasavvufta ise sevâd-ı a’zam nefsin isteklerine karşı mecâzen, İlâhî aşk  yolundaki cezbe veya fenâfillâh mertebesi manasında kullanışmıştır.

Yâr içim her köşede bin dîv olur düşmen bana

Ey Sevâd-ı a'zamım muhkem hisârım, kaildesin   Nesîmi

 

Sevâd-ı çeşm-i mestinkimdeler bir dâğ-ı hasrettir

Saçuñ sevâdını göz kim göre karara gelür

Eyle merdümlük sevâd-ı çeşmümi ey eşk-i âz

 

KAYNAKÇA 

[1]https://www.etimolojiturkce.com/kelime/sevda

[2] MUHAMMED ARUÇİ, https://islamansiklopedisi.org.tr/es-sevadul-azam

[3] İskender Pala, Ansiklopedik Divan Şiiri, ASkçağ Yayınları, s. 414

[4] MUHAMMED ARUÇİ, https://islamansiklopedisi.org.tr/es-sevadul-azam