İslami Oğuz Destanı ve Tam metni

16.06.2011
 
https://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2009/02/destan.jpg

 

 

 

 Oğuz Kağan Destanı Türklerin kurdukları büyük devletleri Türk boylarının  nasıl ortaya çıktığını Türklerin siyasi birliklerini nasıl sağladıklarını, Türklerin atasının Oğuz Kağan olduğunu anlatan bir destandır. ( BKZ OĞUZ HAN DESTANIN İSLÂMÎ VARYANTI- )

 

Oğuz Kağan Destanı'nın Çağatayca, Farsça ve Uygurca üç ayrı yazması vardır. " XIII ile XVI yüzyıllar arasında Uygur harfleriyle yazılmış ve İslamiyet’ten önceki inancı yansıtan varyantın ilk örneği olduğu kabul edilebilir. XIV. yüzyıl başında yazıldığı bilinen Reşîdeddîn'in Câmiüt-Tevârih adlı eserinde yer alan Farsça Oğuz Kağan Destanı, İslami dönem Türklerinin İslami hale getirdiği Oğuz Destanının  İslâmî varyantlarının ilkini temsil etmektedir. [1] ( BKZ OĞUZ DESTANI HAKKINDA ÇALIŞMALAR UYGUR NÜSHASI TAM METNİ )

 

Oğuz Kağan Destanının üçüncü varyantı ise XVII. yüzyılda Ebü'l-Gazî Bahadır Han tarafından Türkmenler arasındaki sözlü rivayetlerden ve önceki yazmalardan faydalanarak yazılmış olan varyantıdır. [2] Bu eseri Reşideddîn’in târihinden aldığı Oğuznâme ile Türkmenler arasında ele geçirdiği diğer 20 kadar Oğuznâme rivâyetlerini karşılaştırarak tasnif etmiş ve yazmıştır. Eser, ilk Rus müsteşriki Tumansky tarafından 1892’de Aşkaabad’da Rusça olarak yayımlanır. 1937’de Türk Dil Kurumu tarafından Çağataycası faksimile olarak neşredilmiştir. “ ( Bkz: EBUL GAZİ BAHADIR HAN SECERE-İ TÜRK VE SECERE-İ TERAKİME ) 
 

Oğuz Kağan Destanının İslami rivayeti on üçüncü yüzyılda yazıya geçirilmiştir. Oğuz Kağan Destanının İslami dönem varyantından ilk söz eden kişi   Moğol Tarihçisi Reşiddüddin’dir. Destanın İslami şekli yani varyantı Gazan Han'ın veziri Reşidüddin tarafından Cami'üt- Tevarih adlı eserinde bulunmaktadır.[3] Uygurca metin ile Reşidüddin'in yazdığı varyantlar arasında benzerlikler ve farklılıklar vardır. Bu farklılık ve benzerlikler Reşidüdinin eserini yazarken eski Türk kaynaklarına başvurduğu noktasından hareketle, destanın çok eksiden tespit edildiğini gösterir. İslami Oğuz Kağan olan Reşidüddirı'in Farsça metni, bazı değişikliklerle XV. yüzyılda Yazıcıoğlu tarafından Batı Türkçesine; Ebülgazi Bahadır Han tarafından da Çağatay Türkçesine aktarılmıştır. Ebülgazi Bahadır Han'ın, Reşidedüddinin eserinden faydalanarak Çağatay Türkçesine aktardığı Şecere-i Terakime (Oğuz Kağarı) de Türkiye Türkçesiyle yayınlamıştır". [4] ( BKZ OĞUZ KAĞAN DESTANI, )

 

Zeki Velidi Togan, Raşit al-Din Hamadani'nin Cami’üt-Tevarih adlı kitabının ikinci cildinde yer alan Tarih-i Oğuzân ve Türkân başlıklı bölüme dayanarak 1972 yılında yeni bir "Oğuz Kağan Destanı" yayımlanmıştır.[5]

 

Türkler İslam Dinini kabul etmelerinden sonra, Oğuz Kağan Destanı nı İslami düşünceler ve inançlar etrafında yeniden şekillendirmişlerdir. Eski Oğuz Kağan Destanı Türk boylarının nasıl oluştuğunu, Türk Birliğinin nasıl teşekkül ettiğini, Türklerin atasının kim olduğunu ve Eski Türklerin inanç yapılarını ortaya koyan bir destandır. Bu destan Oğuz Kağanı Türklerin atası ve Türk boylarını oluşturan büyük kağan olarak aktarmaktadır.  

 

Türklerin İslami İnanç dairesine girdikten sonra Eski Oğuz Destanı yeni misyona girmiş Türkleri İslamiyet’e davet eden bir motife dönüşmüştür. İslami Oğuz Destanı, eski Oğuz Destanının ana hatları etrafında yeni baştan ve tamamen İslami akideler ve motifler üzerine işlenmiştir.

Gerek öz gerekse muhteva bakımından, eski ve yeni destan arasında büyük farklar bulunmaz. İslami inançlar etrafında düzenlenen İslami Oğuz Destanı “ birincisinden sonra geçen zamanın bir kısım hadiselerini de işlediği ve Oğuz' un doğumundan öncesine bir başlangıç tespit ettiği için ilgi çekici bir hüviyete bürünmüştür”

 

İslami Oğuz Destanında yeni bir dine ve bu dinin kültürünün tesirine giren bir milletin, daha önceki yaşayış tarzından kopmak istemeyişini açıkça belli olmaktadır.  Dsetan eski yaşama biçimi ile yeni dini inancı bağdaştırmaya çalışan bit tutumla anlatılmaktadır. Nitekim bu rivayette Türk Milleti kökenini Hazreti Nuh' un oğullarından Yafes' e bağlamakta, kendisine peygamberler menkıbesinde bir yer ayırmak istemektedir.

İslami Oğuz Destanı [6]

Peygamberlerden Hazreti Nuh' un oğlu Yafes' in Türk adında bir oğlu vardır Türk Milletinin ceddi bu zattır Babası Yafes ölünce Türk, Isık Gölü çevresinde yerleşir, ilk çadırı yapar ve Türkler ondan ve onun çocuklarından türer 

Fakat Türkler önceleri hak dinini bilmezler, puta tapmaktadırlar; Hak dininden çıkmış, sapıtmışlardır Kara Han Türklere hakan olduğu çağda ise büsbütün azıtmışlar ve toptan kafir olmuşlardır 
Hal böyle iken Kara Hanın bir oğlu olur; aydan da güneşten de güzeldir Üç gün üç gece ana sütü emmez Üç gün üç gece anasının düşüne girer Düşlerinde anasına: 
-Hak dinine gir; Hak dinine girmezsen ben senin sütünü emmem, der 

Oğul bu, anası oğluna dayanamaz, Müslüman olur Kimseye de bir şey söylemez, Müslüman olduğunu sezdirmez 

Kara Han, oğlu bir yaşına basınca, o zamanki Türk adeti üzere, bütün ülkeye haber salıp, şölenler verir Şölende bir ara: 

-Beyler ve şölen halkı düşünüp bir ad ararken çocuk dike gelir: 

-Benim adım Oğuz' dur! diye bağırır Herkes şaşırır 

Oğuz' un kendi kendine verdiği adı herkes kabul eder 

-Bundan daha güzeli olmazdı, derler 

Oğuz' un falına bakılır, çok uzun ömürlü olacağı, şanlar şerefler kazanacağı anlaşılır Şölen biter, herkes evine, yurduna, yuvasına dağılacağı sırada çocuk Oğuz: 

-Allah! diye bağırır 

Duyanların hepsi şaşırır, çocuğun ne dediğini anlamazlar Çocuğun konuştuğu dili bilemezler Oğuz büyür Evlenecek çağa geldiğinde babası Kara Han, oğluna, kendi küçük kardeşinin kızı Özhan' ı almak ister Oğuz da buna razıdır ama, amcasının kızını bir köşeye çekip, eğer dinini kabul ederse kendisiyle evlenebileceğini aksi halde evlenmeyeceğini söyler Oğuz' un amcasının kızı Özhan teklifi kabul etmez Oğuz da onunla evlenmez, ondan ayrı yaşar 

Bir gün ava çıkar Dönerken bir su kenarında en küçük amcası olan Gürhan' ın kızını görür, kızı sever, kanı kaynar Onu da bir kçşeye çekip ve Hak dinini kabul etmesini Ulu Tanrıya iman eylemesini ister; dediklerini yaparsa kendisiyle evleneceğini de söyler 

Kız: 
-Senin yolun kötü yol değildir, kabul ediyorum; deyince Oğuz dönüp babasına gelir ve en küçük amcası Gürhan' ın kızıyla evlenmek istediğini anlatır Büyük bir şölen sonunda evlenirler Oğuz, karısını pek çok sever 

Ama bir gün Oğuz' un Müslüman olduğu, doğarken Müslüman doğduğu anlaşılır Oğuz' un avda olduğu bir gün, babası Kara Han, ülkesinin bütün ileri gelenlerini çağırıp meşveret kurar Durumu anlatır Herkes hiddetlenir ve kimse bu işi kabul 

etmez Sonunda, Oğuz' un ardından adam gönderip o avda iken öldürtmeğe karar verilir Fakat karısı kararı öğrenmiştir Oğuz' u çok seven bir yiğidi haberci salar ve Oğuz' u durumundan haberdar eder 

Haberi olan oğuz, kendisine sadık kalan ve onu sevenleri etrafına toplar Babasının üstüne yürür Savaş olur Oğuz galip gelir.Bu sırada nereden geldiği bilinmeyen bir ok Kara Han' ın yüreğine saplanır ve onu öldürür Kara Han' ın ölümü üzerine de Oğuz, Han olur Milletini Hak dinine davet eder, kabul edenler ülkede kalır, kabul etmeyenler ülkeden sürülür. Birliği kurar Herkesi kendi bayrağının çevresinde toplar Çürçitlerin üstüne yürür Çok kanlı savaşlar olur Sonunda taşınamayacak kadar ganimet elde edilir Ordunun içinde Kanglı adında biri çıkıp Oğuz onun adını ondan gelen soya verir.

Savaşlar birbirini kovalar; savaşlar ulaşmak için yollar, dağlar, akarsular geçilir Bu esnada ortaya çıkan her zorluğu akıllı bir kişi ortadan kaldırır ve duruma göre ad verilir, bu adlardan yeni soylar başlar 
Sonunda Oğuz Moğollarla savaşıp onlara da Hak dinini kabul ettirir Daha bir çok ülkeler fethettikten sonra öz yurduna döner, yaşlı danışmanı Irkıl Ata' nın tavsiyesine uyarak, zaferlerinden dolayı Tanrıya şükretmek için sayısız hayırlar 

yapar, ülkeleri imar edip şenlendirir, bağışlarda bulunur 116 yıl hakanlık yapar Sonunda Kurultayı toplayıp oğullarına nasihatlerde bulunur ve ülkesini altı oğlu arasında paylaştırır Ondan sonra da ruhunu teslim eder. 

 

 

İslami Dönem destanları İlgili Linkler

 

KAYNAKÇA

 

[1] https://edebiyatvesanatakademisi.com/

[2] https://edebiyatvesanatakademisi.com/

[3] Dr. Umay Günay," İslamiyet Öncesi Dönemi Türk Destanları", edebiyadvesanatakademisi.com/edebiyad/175

[4] Metin ÖZARSLAN, OGUZ KAGAN DESTANl'NDA TARİHi, DİNi, BEŞERiVE TABİATÜSTÜ UNSURLAR,. Prof., Dr.

Dursun Yıldırım Armağanı, ANKARA 1998, shf, 425-440 https://turkoloji.cu.edu.tr/HALKBILIM

[5] https://tr.wikipedia.org/wiki/O%C4%9Fuz_Ka%C4%9Fan_Destan%C4%B1

[6] M Necati Sepetçioğlu, Türk Destanları, ww.forumalev.net/destanlar-ve-efsaneler/354466-oguz-kagan-destani-islami-turk-destani.html

 

Yorum Yapmak için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

Yorumlar