Sanayî’-i  Lafziyye Nedir

Osmanlıca yazılışı sanâyi' :  صنايع

Osmanlıca yazılışı lâfz :  لفظ

Sanâyi'  صنايع  Arapça kökenlidir ve kelimenin aslı : "sınai'" dir. Sanâyi' veya “sınai'"  san'atler, zanaatlar anlamlarına gelir. Sanaî,  eski edebiyatta bedî ( hayret verici güzellikte olan- söz ve eda ile yapılan hüner ) sanatlardandır.

Lâfz  لفظ  sözcüğü de Arapça kökenlidir ve sözlüklerde “ağızdan çıkan söz, kelimenin söylenişine ve yapısına ait. Sözle ilgili olan. İfade, söz “ olarak tarif edilir.

Şu halde; Sanayî’-i  Lafziyye sözde ve yazıda görülen ve çok defa tasannuya da ( Yapmacık hareket. Zorla bir şeyi daha iyi göstermeğe çalışmak. Suni ) kaçan kelime süsleri veya söz oyunları söz sanatlarına denmektedir.

Sanayî’-i  Lafziyye’ye Dayalı Söz Sanatları

Eski edebiyatçılar sözün temel -gerçek manasında kullanılmasına cisim demişlerdir. Sözün, eşi, benzeri olmayan, hayret verici güzellikte, hüner gerektirecek kadar güzel ve  sanatlı olarak söylenişine ise “bedi, bedia , sanai  “ yani sanatlı demişlerdir.  Sözün edada yapılan hünerli ve sanatlı söylenişi bedi, süslü ve sanatlı  ( söz güzelinin süslendirilmesi ) sayılmıştır.

Söz ile yapılan sanatların bazıları kelimeler dolayısı ile yapılır. Kelimelere dayalı olarak yapılanlarına  “Sanayî’-i  Lafziyye” denmektedir. Sanayî’-i  Lafziyye sınıfına giren söz sanatları Cinas, tenasüb ve tezat gibi söz sanatları olmaktadır. ( bkz Cinas Sanatı Cinas Türleri Örnekleri -İham Sanatı Tanım ve Örnekler

Sanayi-i Maneviye Nedir ve İlgili Söz Sanatları

Mana delaletiyle olan Hüsn-i Ta'lîl  , Tecahül-i arif , teşbih ve İstiare  gibi söz sanatlarına denmiştir.

Tezyinatı Lafziyye" Ne Demek?

Muhassınat-ı lafziyye de denir. İlm-i Bedi’nin  iki bölümünden ikinci bölümüdür. Kelamın lafzında olan ve göze hitab eden cinas ve seci’ gibi edebi san’atlara denmektedir.