Ganîmet Sümer dilindeki "koyun" anlamına gelen “ ganam “ sözcüğünden Arapçaya ve dilimize girmiştir.
Ganîmet: “Harpte düşmandan alınan mal. Çalışmaksızın ele geçen nimet. Harpte düşmandan zorla alınan mal, eşya, ağırlık vb olarak tarif edilir. ( bkz Ganîmet Nedir Kökeni ve Anlamları)
Eski devirlerde savaşlar, vergi, haraç, toprak veya ganimet almak amaçlı çıkar galip gelen devlet amacına ulaşmış olu, mağlup devletin varlıklarına el koyardı. Günümüzde de savaşlar en basit şekli ile bunlara dayanmaktadır.
Dünya tarihinde elde edilen en meşhur ve ilginç ganimetlerin bazıları şunlardır.
Kendi Gelen Hazine Genc-i Bed-aver
Husrev-i Şirin mesnevilerindeki erkek kahraman olan Sasani Hükümdarı II Hüsrev, yani Husrev-i Perviz 'in, Genc-i Şâyegân, Genc-i Bed Aver gibi adlarla anılan 7 hazinesi ile de meşhurdur. (Genc-i Bed Aver Husrev-i Perviz ve ve İstanbul )
Hüsrev ‘in (590–628 ) Anadolu’yu baştan başa aşarak Batı Roma ( Bizans) ve İstanbul’u kuşatması sırasında Batı Roma’nın hazinesini tesadüfen ele geçirmesi Kendi Gelen Hazine Genc-i Bâd Âver olarak adlandırılır.
Hüsrev’i Perviz olarak da bilinen II. Hüsrev, Batı Roma’nın başkenti İstanbul’u kuşatmak üzere şimdili Üsküdar ve Kadıköy’e (Kalkhedon) karargâh kurar. Batı da ise Avarlar ile anlaşmış, Avarlar da Bizans’ı Bulgaristan üzerinden sıkıştırmaktadır. Bizans imparatoru, başkentinin ve tahtının ele geçirileceğinden korkarak hazinesini gemilere yükletip İstanbul’dan kaçırmak denizcilik alanında çok zayıf olan Hüsrev’i Perviz’in ulaşamayacağı sarp adalardan birinde saklamak istemişti. Fakat gemiler yüklenip yola çıktığında büyük bir fırtına patlar ve rüzgar bu gemileri Hüsrev’in ve ordusunun bulunduğu tarafta karaya vurdurur. Bunun üzerine Husrev’in adamları gemileri zapt etmiş ve içindeki hazineyi Hüsrev’e teslim ederler. [1] ( bkz Genc-i Bed Aver Husrev-i Perviz ve ve İstanbul )
Sevahil-i çemene çıktı genc-i bâd- âver
Yöneldi Husrev-i nevruz’a devlet ü ikbal Baki
( Bahar kayserinin hazineleri olan çimenler Hüsrev’in ülkesindeki sahillere çıktı. Böylece Nevruz
Gazneli Mahmut’un Hindistan ve Somnat Ganimetleri
Gazneli Mahmut, Hindistan’a defalarca sefer düzenlemiş her bir seferinde muazzam ganimetler alarak dönmüştü. Ancak en önemli ganimeti ise Sumnat şehrini zapt ettiğinde elde etmiş Sımnat’ın en değerli ve en kutsal heykel olarak kabul ettikleri 25 metre yüksekliğindeki bu heykelde bulunan yakutlar, elmaslar, zümrütler, altın takılar, incilere vb de el koymuştu. Sumnat’ın fethi sonrasında sadece Gazneli Mahmut’un hissesine 25 milyon sikke altın düşmüş,“ 10 mete tülünde 2.5 metre arzında zemini safi gümüş bir oda ile pek çok mücevheri ganimet olarak aldığı fillere taşıtmıştı. ( bkz Sumnat Somnat Şehri Putu ve Gazneli Mahmut )
Cengiz ve Hulagu Han’ın Yağmaları
Cengiz Han ve oğulları ve torunlarının yağmaları dünya tarihinin en acımasız ve en gaddar yağmaları olmuştur. Asya’daki hemen her devlet, hatta Avrupa kıtasının doğusundaki her ülke ve millet Moğolların yağmasından nasibini almıştır. Cengiz ve Hülâgû Han girdikleri her ülkeyi yakıp yıkmış, her iki hükümdarın yağma ve talanları edebiyata da konu olmuştur. Pekin'i zapt eden Cengiz Han hazine ve cephane namına ne varsa hepsini ele geçirmişti. Cengiz önce Kara Hıtay daha sonra da Harzemşahları yıkarak başkentlerine girip hazinelerine el koymuş komutanları Kırım’ı aşıp Balkanlara kadar olan ülkeleri yağmalamıştı.
Hulagu Han ise önce Alamut Kalesi- ve Girduh’u alıp Hasan Sabbah’ın hazinesine el koymuş daha sonra Bağdat ve Basra’yı yağmalatıp Abbasilerin hazinelerine sahip olmuştu.
Tahammül mülkünü yıktın Hulagu Han mısın kâfir
Aman dünyâyı yaktın âteş-i suzân mısın kâfir! Nedim
Timurlenk ve Ganimetleri
Timurlenk, pek çok devleti yıkmış, başkentlerini ve hazinelerini ele geçirmişti. İlk büyük galibiyetini Altınorda devletini yıkarak almış, Toktamış Han’ın tüm hazinesine el koymuştu. Ankara Savaşında yenilen Osmanlılar, Bursa’daki devlet hazinesini başka yere taşıyamadan Timur yetişmiş ve Osmanlı hazinesine de el koymuştu.
İndus Nehri’ni aşan Timur, Delhi’yi yerle bir etmiş, şehri yağmalatıp yaktıktan sonra tonlarca hazine ve 90 savaş filini ganimet olarak Semerkant’a taşınmıştı. Girdiği tüm ülkeleri ve şehirleri yağmalayan Timur’ın hazineleri sayılamayacak kadar kabarıktı.
Yavuz Sultan Selim ve Memluk Ganimetleri
Yavuz Sultan Selim, Çaldıran Savaşında Şah İsmail’in karargâhına kadar girmiş, Şah İsmail’in en gözde eşi Terken Hatun’u dahi esir almış, Safevi ordusunun tüm ağırlıklarını ve ordunun masraflarını karşılamak üzere getirilen hazineyi de ele geçirmişti.
Mercidabık ve Ridaniye savaşları sonrasında, ele geçirdiği tüm beyliklerin, devletlerin Memluk devleti ve Mısır’ın tüm zenginliklerine el koymuş, Osmanlı hazinesini ağzına kadar doldurmuştu. Bunun üzerine Yavuz Sultan Selim, hazinenin kapısını mühürlerken şu vasiyeti bıraktı : "Benim altınla doldurduğum hazineyi, torunlarımdan her kim doldurabilirse kendi mührü ile mühürlesin, yoksa hazine-i humayun benim mührümle mühürlensin." Hazineyi bir daha doldurabilen hiçbir padişah çıkmadı ve hazine-i hümayun’un mührü Osmanlı yıkılına kadar ve Topkapı Sarayı 1924 yılında müze yapılana kadar Yavuz’un mührü ile mühürlendi
Viyana Bozgunu ve Bırakılan Ganimetler
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, II. Viyana kuşatması sırasında Avusturya ordusundan baskın yemiş ve bu savaş sonrasında tüm ağırlıklarını cephede bırakıp geri çekilmişti. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın otağı da dâhil olmak üzere, Osmanlı ordusu 600 torba dolusu altın, sayısız mücevher, silahlar, altın çekmeceler, halılar, altın işlemeli atlas ve diba kumaşlar, samur kürkler ve kaftanlar, halılar, değerli silahlar, 15. 000 çadır, on bin manda, beşbin deve, on bin koyun ağırlık bırakıp çekilmişti.
KAYNAKÇA
[1] /post/husrev-i-perviz-kendi-gelen-hazine-genc-i-bad-aver/97693
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!