Mu’allakatü’s-seb'a Kâbe Duvarı Şiir Antolojileri

 

Seb'a :  سبعه Arapça  yedi anlamına gelir

Mu'allak :  معلق – ise boşluk, asılmış, anlamlarına gelen Arapça kökenli bir sözcüktür. “Alâka) kökünden türeyen muallaka kelimesinin çoğulu olan muallakāt “beğenildiği için herkesin görebileceği bir yere asılan, sergilenen şiirler”[1] demektir. Bu nedenle Mu’allakatü’s-seb'a  yedi askı anlamına gelen Arapça bir isim tamlamasıdır.

Mu’allakatü’s-seb’a, edebiyatta bir terim anlam da kazanmış İslamiyet’ten önce cahiliye devrinde Arap şairlerinin Kâbe'nin duvarına astıkları en beğenilen şiirleri anlamında kullanılmıştır.  Mu’allakatü’s-seb'a  en  çok beğenilen yedi şiir, şair veya kaside anlamına da gelir. ( BKZ  Kâbe Edebiyatta Kâ’be Âşık ve Gönül ilişkisi
Cahiliye döneminde Arapların eşhuru'l-hurum (haram aylar) adı verdikleri  (Zilkade, Zilhicce, Muharrem, Receb)  ayı boyunca çeşitli eğlenceler düzenledikleri panayırlar kurdukları bu eğlencelerde şiir yarışmaları da düzenledikleri bu şiir yarışmalarında en çok beğeni toplayan yedi kasideyi Ka’be’nin duvarlarına astıklarına[2] dair çeşitli rivayetler vardır.
Cahiliye döneminde şiir ve belagate çok önem verildiği, bu nedenle haram aylarında sık sık şiir yarışmaları düzenlendiği eski kaynaklardan anlaşılmaktadır.  Kimi kaynaklara göre Kâbe’nin duvarlarına asılan bu şiirlerin keten kâğıtlara altın yaldızlarla yazdırılarak asıldığı da rivayetler arasındadır.  “Panayırlarda yapılan şiir yarışmalarında seçilmiş olan şiirler keten bezinden yapılmış tomarlara altın suyu ile yazılıp Kâbe’nin duvarına asılmıştır.” [3] ( BKZ KÂBE KAPI HALKASINA YAPIŞMAK)

Bu yarışmalarda ödül alan şiirlerin keten kâğıtlara yazılıp Ka’be duvarlarına asılması olayı İslamiyet’ten sonra divan edebiyatında bahsi sık sık geçen bir konu olmuş, en beğenilen kasidelere veya kaside yazan şairlere Mu’allakatü’s-seb’a kasideleri veya şairleri olarak ifade edilmişlerdir.

Arap kaynaklarına göre cahiliye devrinde Kâbe duvarlarına asılmayı hak eden şiirlerin süslü ve ağdalı bir dille yazıldıklarını belirtmektedir.   Ka’be duvarlarına asılmayı hak eden şiirlerin Aruz vezni açısından da kusursuz olması gerektiği de verilen bilgiler arasındadır.  

Cahiliye döneminde yazılmış olan kasidelerin ilk önce sevgilinin yaşadığı yerin, mahallin, köyün vb betimlemesini yaparak başladığını daha sonra sevgilinin vasıflarını anlattıklarını, sonraki bölümlerde ise sevgili için övgüler düzenleyen, sevgiliden ayrı kalmanın üzüntülerini anlatan ve en sonunda da  ona iyilikler temenni eden şiirler oldukları bilinmektedir. Arap şiiri ve cahiliye devrinde kasideler sevgilinin mekânının ve kabilesinin tasviri ( büka) , sevgilinin ve aşkın anlatıldığı, (nesip),sevgiliye kavuşmak için çekilen çilelerin anlatıldığı ( nahil, sevgilin medh edildiği bölüm ( medhiye ) gibi dört bölümden oluşuyordu. [4]

Kasideleri Kâbe’nin duvarlarına en çok asılan şairlere Muallakatü's- Seb’a şairleri denmiş, hatta Cahiliye döneminde ortaya çıkan bu gelenek İslamiyet’in kabulünden sonra da devam etmiştir. Muallakatü's- Seb’a  şairleri içinde en meşhurları da  Ka'b b. Züheyr, Hassan b. Sâbit, Nabigâ, A'şâ , Zuheyr bin Ebu Sulma, Alkama bin Abda, Hasan Basrî, Kâab bin Zuheyr vb dir.[5]  Bunlar arasında Hassan bin Sabit   en meşhur olanıydı ve Hz Muhammet’in şairi unvanını kazanmıştı. ( BkzHassan bin Sabit Meşhur Şair Sahabe )[6]

Antoloji Anlamında Mu’allakatü’s-seb'a  Eserleri

Mu’allakatü’s-seb'a  kelimesi seçilmiş şairlerin şiirlerinden oluşan antoloji manasındaki eserlerin de adı olmuşlardır. Ebû Zeyd el-Kureşî’nin Cemheretü eşʿâri’l-ʿArab [7]adlı eseri bu eserlerin ilki olduğu sanılmaktadır.  Bu tip eserlerde seçilmiş şairlerin seçilmiş şiirleri çeşitli bölümler halinde bir araya getirilmiştir. Günümüzde bu tip eserlere Antoloji denmektedir.

·          Kâbe Edebiyatta Kâ’be Âşık ve Gönül ilişkisi

·          KÂBE KAPI HALKASINA YAPIŞMAK

·         Lat Menat Hubel ve Uzza ( Cahiliye Devri Kâbe Putları )

·         HAREM VE HAREMEYN ( Mekke Medine Kutsal Toprakları )

·          Mekke Edebiyatta Mekke

·          Hz. İbrahim ve Kıssaları Edebiyatımızdaki İzleri

 

KAYNAKÇA

[1] SÜLEYMAN TÜLÜCÜ, https://islamansiklopedisi.org.tr/muallakat

[2] İskender Pala , Ansiklopedik Divan Şiir, Sözlüğü, Mu’allakatü’s-seb'a  Maddesi.

[3] SÜLEYMAN TÜLÜCÜ, https://islamansiklopedisi.org.tr/muallakat

[4] /post/kaside-nedir-tum-ozellikleri-konulari-turleri-bolumleri-ornekler/75566

[5] /post/kaside-tarihcesi-turk-edebiyatinda-kasideciler/128119

[6] /post/hassan-bin-sabit-meshur-sair-sahabe/109228

[7] SÜLEYMAN TÜLÜCÜ, https://islamansiklopedisi.org.tr/muallakat