Ruşen Eşref Ünaydın Hayatı Edebi Yönü Eserleri

30.06.2011

 

 

Ruşen Eşref Ünaydın

(d. 1892 İstanbul ö. 21 Eylül 1959 İstanbul Türkiye), Atatürk’e yakın Türk siyasetçi, gazeteci, yazar, diplomat ve öğretmendir.

 

AİLESİ

 

1892'de İstanbul'da doğdu. Babası devrin önemli hekimlerinden biri olan Doktor Eşref Ruşen Bey’dir. Babası,  Doktor Eşref Ruşen Bey, Aslen Sivaslıdır.  Eşref Ruşen Bey’in ataları XVII. yüzyılda Sivas’tan göçerek Selânik’in Köprülü kazasına yerleşmiş Vâizzâdeler ailesi olmaktadır.[1] Yazarın annesi ise Yaver Mehmed Paşa’nın torunlarından Nimet Fıtnat Hanım’dır.

 

Yazarın annesi Nimet Fıtnat Hanım, erken yaşta ölmüş, yazar henüz dört yaşında iken yetim kalmıştır. Babası Doktor Eşref Ruşen Bey de ihtisas yapmak için Berlin’e gidince Ruşen Eşref amcası Tevfik Paşa’nın yanında büyümek zorunda kalır.

 

EĞİTİM YILLARI

 

Ruşen Eşref ilk ve ortaöğrenimini Galatasaray Sultanisi ‘nde sürdürmüş,  1911’ de buradan mezun olmuştur. 1911 yılı içinde hem Dârülfünun Edebiyat Fakültesi’ne girmiş hem de Galatasaray Mekteb-i Sultânîsi’nin birinci sınıfında Türkçe öğretmeni olarak görev yapmaya başlamıştır. [2]

 

ÖĞRETMENLİK VE GAZETECİLİK YILLARI

 

Darülfünun Edebiyat Fakültesi'ni (1914) yılında bitirdi ve Galatasaray İlköğretimdeki öğretmenliğinden istifa etti. 1915. Edebiyat hayatına da 1914 yılında yazmaya başladığı çeviri eserler ile atılmıştı. İstanbul'da çeşitli okullarda Askeri Baytar Âlisi'nde ve Darülmuallimini Âli'de, Türkçe edebiyat ve Fransızca öğretmenliği yaptı [3](1911-1918).

 

Öğretmenlik yıllarında yaptığı çevirilerle yazı hayatına atıldı ve ilk yazılarını Tevfik Fikret'in teşvikiyle Yazarlık hayatına 1914'te mütercim olarak başladı. [4]Servet-i Fünun dergisinde yayınlanan Fransızca tercümelerle matbuat hayatına girdi (1914). Dönemin ünlü yazarları ve kişileri ile yaptığı olan röportajları ile dikkat çekmeye başlamıştı.  "Edebi Ziyaretler ve Mülakatlar" başlıklı yazılarını 1916'da Servet-i Fünun ve Türk Yurdu dergilerinde, daha sonraki yıllarda ise Vakit gazetesinde yayımladı. Bu aralarda I. Dünya Savaşı sonlarında Güney Kafkasya’da yapılacak olan barış görüşmeleri için Vakit gazetesi tarafından muhabir olarak Batum’a gönderildi. Akabinde Yenigün gazetesi muhabiri olarak üç Kafkasya’ya gönderildi.(1917 sonu ve 1918).

 

Kafkasya dönüşünden sonra İstanbul Rus Ticaret Mektebi, İngiliz High School, Alman Ticaret Mektebi (1917-1918), Robert College (1918-1919) gibi okullarda kısa süreli öğretmenlikler yaptı. 1915’te istifa ettiği Galatasaray Mekteb-i Sultanisine bu defa edebiyat öğretmeni olarak tayin edildi (1919)

 

İstanbul'u tasvir eden Ayrılıklar (1923) adlı kitabından dolayı kendisine "İstanbul Seyyahı" adı verilen Ruşen Eşref'in hayatı 1918'den sonra tam bir seyyah gibi geçti.

 

Askeri Baytar Âlisi'nde, Darülmuallimini Âli'de, Türkçe ve Fransızca öğretmenliği yaptı. 1918'de Yeni Gün muhabiri olarak Kafkasya'ya, Tasviri Efkâr muhabiri olarak Sivas'a gitti. [5]Dergi ve gazetelerde mülakat ve gezi türünde yazıları yayımlandı.

 

Vakit gazetesi muhabiri olarak Batum'a gitmesiyle başlayan seyyah yaşamı Yedigün, Tasvir-i Efkâr ve Hâkimiyet-i Milliye gazetelerinde devam etti. Millî Mücadele’nin başladığı aylarda Tasvîr-i Efkâr gazetesine girdi.  (10 Ekim - 21 Kasım 1919).

 

1920'de Anadolu hükümetinin çağrısı üzerine İnebolu yoluyla Ankara'ya giderek Kurtuluş Savaşı'na katıldı. Kurtuluş Savaşı yıllarında Anadolu'nun içinde bulunduğu durumu ve Anadolu insanını anlatan yazılar kaleme aldı. Anadolu Ajansı’nın idare heyeti üyesi yapılmıştı.  Hâkimiyet-i Milliye gazetesine de dâhil olmuş, ardından Hâkimiyet-i Milliye gazetesinin muhabiri olarak Batı Cephesi’ne gönderilmiş (13 Temmuz 1921) bu yıl içinde Ankara Erkek Lisesi edebiyat öğretmeni olarak yeniden öğretmenliğe de başlamıştı.

 

SİYASET YILLARI

 

1922 yılında Buhara elçiliği için görevlendirilmişti. Ancak Bakü’ye kadar gidip oradan geri dönmek zorunda kaldı.[6] Lozan Konferansı'nda matbuat müşavirliği ve gazeteci olarak gittiği bu görevde basın danışmanı olarak görev yaptı.  

 

I.TBMM II., III. ve IV. dönemlerinde Afyonkarahisar Milletvekili olarak görev yaptı.1923'te Afyonkarahisar milletvekili olarak meclise girdi; Anadolu Ajansı kurucu idare meclisi ve harf inkılabı komisyonu üyeliklerinde bulundu.

 

Türk Dil Kurumunun ilk Genel Yazmanı (kâtibi umumisi) olarak görev yaptı.[7] Samih Rifat’ın başkan olduğu Türk Dili Tetkik Cemiyetine yazman olarak atandı 1932-1933 yıllarında bu görevi sürdürmüştü.

 

1933'de cumhurbaşkanlığı genel sekreterliğine getirildi. 1945-1952 yılları arasında Tiran, Atina ve Budapeşte'de elçilik, Roma, Londra ve Atina'da büyükelçilik yaptı.[8] 1952'de emekli olduğunda Türkiye'ye döndü ve hayatının son yıllarını Atatürk'e dair hatıralarını kaleme almakla geçirdi. Ruşen Eşref şiirleri ve mensur şiirlerinin yanı sıra daha çok mülakatları, anı ve gezi yazılarıyla tanınmıştır.

 

Yazılarını akıcı bir üslupla, mensur bir şiir havası içinde kaleme almış, çevresine ait tüm izlenimlerini bütün ayrıntılarıyla vermiştir. Birinci Dünya Savaşı sonlarında yaptığı edebiyat röportajlarını “Diyorlar ki” adlı bir kitapta topladı.

 

Riyaseti Cumhur Umumi Kâtipliğinde (Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği), Tiran, Atina, Budapeşte elçiliğinde ve Roma, Londra ve Atina Büyükelçiliğinde bulundu. 1952'de emekliye ayrıldı.

 

Servet-i Fünun, Donanma, Tedrisat, Türk Yurdu ve Yeni Mecmuada yayımladığı mülakat, mensur şiir ve hatıra türünde yazıları yayınlandı. “Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal ile Mülakat” adındaki Yeni Mecmua [9] adındaki dergide tanıtan mülakatı ile ses getirdi.[10]

 

Mustafa Kemal Paşa'nın yakın çalışma arkadaşlarından biri olan Ruşen Eşref Ünaydın, Mustafa Kemal Paşa'yı Türk basınında ilk kez tanıtan yazarlardan bir olarak şöhret oldu. [11]Bu mülakatından sonra mülakat türünde edebiyatımızın ilk dikkat çeken yazarı olmayı başardı. Edebiyat ve fikir adamlarıyla yaptığı mülakatlarla bu türün ilk örneklerini veren gazeteci, yazar ve siyaset adamı olarak dikkat çekti.

Ruşen Eşref Ünaydın 21 Eylül 1959'da İstanbul'da öldü. Ruşen Eşref Ünaydın'ın eserleri kitap bütünlüğünde yayımlandı:

 

 

EDİPLİK YÖNÜ

 

 Edebiyatımızda mensur şiir, şiir, mülakat, hatıra, sohbet, gezi, deneme, öykü türlerinde yapıtlar vermiş, mülakat türünde ilk örnekler veren yazarımız olmuştur. İstanbul Seyyahı” ve “Çeşmeler Kâşifi” [12] sıfatlarını kazanmış olan yazar, özellikle gazetecilik adına yaptığı çalışmaları ile öne çıktı.

 

Türk Dilini oldukça iyi kullanan ve kendine özgü bir üslubu olan Ruşen Eşref Ünaydın, mütareke ve Kurtuluş Savaşı yıllarında yazılarıyla toplumu yüreklendirmeye, topluma cesaret vermeye milli direnci arttırmaya, İnsanların öfkesini, yurdunu kurtarmak için mücadeleye dönüştürmesine çabaladı. Kurtuluş savaşından sonra da Atatürk ilke ve inkılâplarına taraftar olarak Türk İnkılâplarının yerleşmesi için gayret gösterenlerin başında gelerek Atatürk’ün en yakınındaki isimlerden biri oldu. Türk Dil Kurumu’nun kuruluşunda da oldukça etkin olmuştu.

 

Atatürkçülüğün ödünsüz savunucuları arasındaydı. “Röportaj ve mülakat” türlerini Türk yazınına o kazandırmıştır. Bağımsızlık Savaşı döneminde, ünlü yazarlarla yaptığı bir dizi röportajını, Türk Yurdu dergisi ile Vakit gazetesinde yayımlamış, daha sonra Diyorlar ki adıyla kitaplaştırmıştır. Diyorlar ki adlı yapıtıyla ünlenen Ruşen Eşref Ünaydın, özellikle mütareke ve Kurtuluş Savaşının en karanlık günlerinde yazdığı yazılarıyla toplumu yüreklendirdi. İnsanların karamsar değil, güçlü olması; öfkesini, yurdunu kurtarmak için dirence dönüştürmesi için çabaladı. Bağımsızlık savaşı utkuyla bitince, bu kez Türk Devriminin yaşama geçmesi için Atatürk’ün en yakınında oldu. Türk Dil Kurumu’nun kurulmasında görev aldı. Türk Dil Kurumu’nun kuruluşunun önemli tanıklarından biridir.

 

Eserleri

  • Diyorlar ki (1918) .
  • Tevfik Fikret (1919I,
  • Geçmiş Günler (1919),
  • İstiklal Yolunda (1922),
  • Damla Damla (1928),
  • Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal ile Mülakat (1918, 1930),
  • Boğaziçi-Yakından (1938),
  • Atatürk (1953),
  • Atatürk ile Milli Tesanüt (1954),
  • Atatürk'ü Özleyiş (1957).

 

Çevirileri

 

  • Andersen’den Çocuk Hikâyeleri,
  • Virgilius’tan Çoban Şiirleri
  • Dostoyevski’den Beyaz Geceler

 

 

Kaynak:

 

[1] NURİ SAĞLAM, https://islamansiklopedisi.org.tr/unaydin-rusen-esref

[2] Nuri Sağlam, “Diyorlar ki” Muharriri Çeşmeler Kâşifi İstanbul Seyyahı Ruşen Eşref Ünaydın, İstanbul 2004.

[3] https://tr.wikipedia.org/wiki/Ru%C5%9Fen_E%C5%9Fref_%C3%9Cnayd%C4%B1n

[4] DR. MÜZEYYEN ALTUNBAY, http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/unaydin-rusen-esref

[5] Anonim,www.ataturk.net/ata/unaydin.html, son erişim, 22-11-2013

[6] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları, Ank. 2005, shf. 564

[7] DR. MÜZEYYEN ALTUNBAY, http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/unaydin-rusen-

[8] Nuri Sağlam, “Diyorlar ki” Muharriri Çeşmeler Kâşifi İstanbul Seyyahı Ruşen Eşref Ünaydın, İstanbul 2004.

[9] Nuri Sağlam, “Diyorlar ki” Muharriri Çeşmeler Kâşifi İstanbul Seyyahı Ruşen Eşref Ünaydın, İstanbul 2004.

[10] https://www.kultur.gov.tr/TR,25520/birinci-safha.html

[11] DR. MÜZEYYEN ALTUNBAY ,http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/unaydin-rusen-esref

[12] https://www.idefix.com/kitap/rusen-esref-unaydin-nuri-saglam/tanim.asp?sid=GXLZXW1UOE4ECPC0E3IV

Yorum Yapmak için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

Yorumlar