Ab- ı hayat

Doğu edebiyatında pek çok efsanede adı geçen, içen kişiye ölümsüzlük kazandırdığına inanılan efsanevî sudur. Kimi Türk lehçelerinde Mengüsuv, Bengüsub olarak da adlandırılan bu suyun Türk dilindeki karşılığı bengisudur.

Ab ı hayatın kelime kökeni Âb, Farsçada "su", hayat ise Arapçada "yaşam" demektir. Bu suya Ab-ı hayat, ab-ı Hızır, aynü'l-hayat, nehru'l-hayat da denilmektedir.  Abı hayat divan şiirinde çok sık kullanılan bir mazmundur. Ab-ı hayvan, ab-ı beka, ab-ı cavid, ab-ı cavidani, ab-ı zingedan, ab-ı İskender tabirleri de ab-ı hayat yerine veya onunla aynı anlamda kullanılmıştır.

Ab-ı hayat suyu tasavvuru yüksek bir ihtimalle, Mezopotamya kökenlidir. Bu tasavvur şu anki bilgilere göre ilk kez Sümer mitlerinde karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca, İran, Yunan ve Hint destanlarında da böyle özelliklere sahip sihirli sular vardır.  Bengi su inancının kökenine mitolojilerde rastlanıldığı gibi dini kitaplardaki Hızır ve Musa ile ilgili olarak da karşımıza çıkar.

Ab-ı hayat, bengisu veya ölümsüzlük iksiri çok çeşitli kültürlerde çok çeşitli adlar ile anılsa da içeni ölümsüz kılan, ölü balığı dirilten, yaşlı, hasta sakat vb olanları hem gençleştiren hem sağlıklarına kavuşlturan hem de artık ölümsüz hale getiren bir iksir veya sudur.  Bu inanca göre bu sudan içen Hızır ve İlyas ölümsüz olmuştur. Hızır’ın elinden ab-ı hayat suyuna düşen balık canlanmıştır. Hızır’ın atı da bu sudan içtiği için ölümsüzdür.

Kur'an-ı Kerim'de ab-ı hayata Hz. Musa ve Hızır kıssası anlatılırken dolaylı olarak temas edilmiştir.  (El-Kehf, 18/60-82). “Hz. Musa bir gün genç arkadaşıyla birlikte, kendisine Allah tarafından "rahmet ve gizli ilim" verilen Hızır (a.s.)'la buluşmak üzere yola çıkar. Buluşma yeri "iki denizin birleştiği yer" (Mecmau'l-Bahreyn)'dir. Yanlarına azık olarak aldıkları tuzlu balığın canlanıp denize atlaması buluşma yerini belirleyen bir işaret olacaktır.”[1]

Bu suyu ilk içenler Hızır ve İlyas peygamberler olarak anlatılmaktadır. . Bengisu ‘dan ilk kez söz eden mit ise Gılgamış destanıdır. Daha sonra, Oğuz Kağan destanı ile İskender, - Zülkarneyn de de   ab – hayat veya onun eş anlamlısı olan ab -ı hayat geçmektedir. Bengi su, Zulmet veya Zulumat ülkesi olarak adlandırılan n efsanevi bir ülkedir. 

İran mitolojisindeki ölümsüzlük iksiri; şah-ı galsam, şahmeran, imperan, zümrüd-ü anka'nın kanlarının bir araya getirilmesi ile elde edilebilen bir iksirdir.

Kimi divan şairleri ab – hayatı Çin'de bir nehir olarak düşünmüştür.  Kimi Türk destanlarında bengi su ile Mengü Kağan arasında bir irtibat olduğu düşünülmüştür. Kimi Türk şairleri bengi suyu yarin ağzı olarak düşünmektedir.  Yârin ağzı ve can bağışlayan söz ab – hayattır. ( Tuhfe- Vehbi) [2]

Kimi inançlarda âşık edebiyatımızdaki bade’nin de bir çeşit ab – hayat olduğuna inanılır. Badeyi içen âşıklar saz çalma yeteneği kazanır, uyanır uyanmaz şiir söylemeye ve saz çalmaya başlarlar. Badeyi içtikten sonra da hak aşığı olurlar bu badeyi veren kişi de çoğu zaman Hızır’dır. Bade ile ab – hayat arasında çoğu kez bağlantı kurulmuştur

Ab-ı Hayatı bulmak amacı ile dünyayı dolaşan ve feth eden İskender, Hızır ile birlikte Zulumat ülkesine kadar gelmişlerdir.  İ İlyas ve Hızır bir çeşme başında oturup balık yerler. Bu esnada pişmiş bir balığın canlandığını gören Hızır, Ab-ı Hayatı bulmu olduğunu anlamıştır.  Hızır   atıyla birlikte bu suya girerek sudan da içmiş, yanın da bulunan İlyas’a da bu sudan içirmiştir.  Hızır bu sudan içmesi için İskender’i de çağırmayı düşünmüş ama tam o anda su ortadan kaybolmuştur. Ab-ı hayatın İskender’e nasip olmayacağını anlayan Hızır ise bu suyu bulduğundan İskender’e hiç söz etmez [3] Ama Hızır, İlyas ve Hızır’ın atı artık ölümsüz olmuştur.

İran mitolojisinde dört kutsal varlığın bir araya getirilerek kanlarından oluşturulan karanlık bir iksir olduğuna inanılmaktadır. Bunlar; şah-ı galsam, şahmeran, imperan, zümrüd-ü anka'dır.”[4]

Bengi su içenler ölümsüzlüğe kavuşur. Bengisu bir ırmak veya dere şeklinde tasavvur edildiği gibi kutsal bir ağacın köklerinden çıkar. Köroğlu destanın bazı varyantlarında bengisu köpük şeklindedir ve Köroğlu'nun kıratı bu köpüklerin içinden çıkmıştır.

 

DİVAN ŞİİRİNDE AB-I HAYAT

Divan şairlerimizin ab-ı hayvan veya ab-ı hayat suyunun varlığına pek inanmadıkları ortaya çıkar. Onlar bu nedenle bu konuya daha gerçekçi yaklaşmışlar, ab-ı hayatı gerçekte olabilecek şeyler ile ilişkili olarak düşünmüşlerdir. Divan şairlerine göre ab-ı hayat, sevgilinin dudağı, sevgilinin ağzı, sevgilinin ağzından, lebinden alınan nem, ıslaklık vb dir. Sevgili ile vuslata ermek, onun dudaklarından öpmek divan şairinin ab-ı hayatı bulması demektir.  Kimi şairlere göre ab-ı hayat yaran ile yapılan güzel sohbet olmaktadır. 

Zulmet’i gezdi Skender heyhat
Anda car-i oluyor ab – hayat        ( Sermed) 

Sunarsa âb-ı hayvânı güneş zerrîn piyâleyle

Göŋülde gussa vü dilde belâ çeşmümde nem peydâ  

 

Ab – hayvan olsa da vaslın getirmem yâdıma
Hayli demdir şişe-i hatırda vardır inkisar,           (Şeyhülislam Yahya )

Namına mürde iken verdi hayat-ı ebedi
Ab – hayvan demesin badesine Cem ne desin   ( Vecdi.)

Beytinde de olduğu gibi şarabın mucidi olan Cem de ab- hayattan içmiş gibi tasavvur edilmiş olmalıdır. Çünkü İran mitlerine göre Cem sekiz yüz yıl yaşamıştır.

Degme bir ḥayvāna cānā leblerüñle sünbülüñ
Āb·ı Ḥayvān ile ʿömr·i cāvidān virmek neden          Necati Bey 

Âb-ı hayât eger leb-i cânândaki ise
Hızr’uñ cihânda behresi ancak serâb imiş     Vizeli Behişti Ramazan

Siirler/Detay/serv-i-rev-ni-t-ze-tutan-cunki-b-imis-18365.aspx ) 

Âb-ı hayât sohbet-i ahbâbdan cüdâ
Mahîleriz ki lücce-i deryâya hasretiz      Şeyh Galip 

Būseñ ölünce baña dirlik yeter

Ömre sürer dōstum Āb·ı Ḥayāt         Necati Bey 

 

Çeşme-i Hayvan Hızır İskender ve Ab-ı hayat

AYİNE- İ İSKENDER ve AYİNE-İ ALEM NÜMA

Ab-ı Hayat Ab-ı Hayvan Bengisu Nedir Beyit örnekleriyle

İlyâs Peygamber : Kıssaları ve Mucizeleri

Hızır A.S.( Şiirlerimizde Hızır Tasavvuru )

 

RUH İLE İLGİLİ BAŞLIKLARIMIZ İÇİN LİNKLERE TIKLAYINIZ

FELSEFE VE DİNLERE GÖRE RUH BEDEN VE RUHLAR ALEMİ

RUH-I HAYVAN HAYVAN HAYVANİ NEDİR

RUH-I NEBATİ NEBAT VE NEBATİ  NEDİR

RUH-I CEMADİ NEDİR

RÛH NEDİR RUHUN VARLIĞI HÜLUL TENASÜH DEVR VE RUH GÖÇÜ

KAYNAKÇA 


[1] Buhârî Tefsîr, Suretü'l-Kehf, 4). 

[2] A. Talat  Onay, Edebiyatımızda Mazmunlar, İstanbul 1996 , shf 65

[3] Şahamettin Kuzucular İskendername (Şerefnâme ve İkbâlnâme) Nizami Gencevi,

[4] https://tr.wikipedia.org/wiki/Bengi_su