
Faydalanılan Resim : Gülistân yazmasından genç nakkaş Manohar ile Hattat Muhammed Hüseyin’i gösteren minyatür (London India Office Library and Records, MS, nr. 5, vr. 128a)
Musavvir Musavver
Osmanlıca Yazılışı musavvir : مصور
Kelime Kökeni
Musavvir sözcüğü Osmanlıcaya ve dilimize Arapçadan girmiştir. Bu sözcüğün kökeni Akatçadır ve Akatçadaki “resimlemek" anlamına gelen “eṣēru " fiiline dayanır. “Eṣēru " fiili Aramice ve Süryaniceye “resim “anlamına gelen “ şūrəṭā "sözcüğü şeklinde girmiştir. [1] Resim “anlamına gelen “ şūrəṭā sözcüğü ise “sûret “ şekli ile Arapçaya sonra da dilimize geçmiştir. ( bkz Sûret Nedir Kökeni Tasavvufta ve Şiirlerde Suret) [2]
Musavver sözcüğü ise suret sözcüğünden gelir. Arapçadaki suret صورت sözcüğünün kökü ise “ ṣwr” köküdür. Arapça ṣawwara صَوَّرَ “resimledi” , Taṣwīr تصوير “resimleme, suretini çıkarma,[3] “resim yapan, ressam” anlamlarına gelen musavver; kendi kendine resmetme, düşleme, düşünme, zihninde canlandırma; anlamlarına gelen taṣavvur تصوّر [ṣwr msd.]sözcükleri de aynı kökten gelmiş olan sözcüklerdir. [4]
Kelimenin Sözlük Anlamları
En sık kullanılan manası ressam, resim yapan anlamına gelen musavvir sözcüğü de tıpkı suret gibi pek çok anlamda kullanılmıştır. Musavvir ( musavver ) sözcüğü sözlüklerde: “Tasvir eden. Şekil ve suret çizen. Ressam. Zihnen tasarlanmış, tasavvur olunmuş, tasvir, bir şekle, bir biçime konulmuş[5], şekil ve sûret verilmiş [6], zihinde canlandırılmış, tersim edilmiş, [7]…
Her şeye layık sûret veren (Allah). Esmâ-i hüsnâsından (ism-i şerîflerinden). En güzel sûrette şekil veren, biçimlendiren, Allah.” [8]
Musavver sözcüğü eski dönemlerde resimlerin, minyatürlerin, resimli kitapların adları olarak da kullanılmıştır. Şu halde musavver sözcüğü yapılmış resimleri ifade ettiği zaman, günümüzdeki resim ve minyatür kelimeleri ile eş anlamlıdır. Bu durumda ise ressam, resim veya minyatür yapan, kişilere musavvir denmiştir.
Musavvir (مصور ) sözcüğünün sözlüklerdeki anlamı ise. Tasvir eden. Şekil ve suret çizen. Her şeye güzel şekil ve suretler veren , ressam … anlamlarındadır. Divan Edebiyatında efsanevi ressamlar da vardır. Bunlar Bihzad ve Mani’dir. ( bkz Formun Üstü
Bihzad Efsanevi Acem Nakkaşı Ressamı- Erjeng Engelyun Kitab-ı Erjeng ve ManiFormun Altı)
Rûh-i musavver : cisimlenmiş ruh.
Kütüb-i musavvere: Resimli kitaplar.
Edebiyat ve Tasavvufta Musavver
Tasavvufta musavvir, madde âleminin resmini yapan şeklini çizen bir kişidir. Madde âleminin şekli vardır ve musavver bu şekli çizebilir. Fakat musavver mana âleminin resmini yapamaz. Hatta musavver madde âleminde ve surette zuhur eden mana âleminin belirtileri olan duyguyu, ifadeyi de resmedemez. Madde âlemi ârâzlı olduğu için musavver ne kadar hünerli olursa olsun zahiri âlemde gördüklerini bile tam olarak resmetmekte acizdir.
Divan edebiyatında musavver ressam, nakkaş anlamları ile karşımıza çıkar. Eski edebiyatta musavver ile sevgili arasında da çok sık bağlantı kurulur. Divan şairleri suret ve musavvir sözcüklerini genellikle sevgili imajı ile birlikte kullanmışlardır. Resimler sevgili ile mukayese edilir. Bu defa devreye ressam, nakkaş ve müsavvirler girer.
Musavver, sevgilinin güzelliklerini, yüz ifadelerini duygusunu vb resmetmekte aciz kalan bir ressamdır. Çünkü sevgilinin güzelliğini resmedecek bir ressam olamaz. Her şeyi güzel yapsa bile yüzündeki ince tüyleri vb çizebilecek maharette değildir. Divan edebiyatının en popüler, resim sihirbazı olan efsanevi ressamlar Mani ve Bihzad bile sevgilinin resmine yapabilmekten acizdir. Çünkü tasavvufi şairlere göre ressam zahirin resmini yapsa bile mana âlemine erişemez ve göremez.
Din dışı şairlere göre ise sevgilinin güzelliğini çizebilecek ressam yani musavvir yoktur. Bu yüzden divan şairleri her zaman musavverlerden şikâyetçidir. Efsanevi ressamlara bile sevgilinin güzelliğini yansıtmakta aciz kaldığı için çıkışırlar.
Ey musavvir yâr timsâline sûret vermedün
Zülf ü ruh çekdün velî tâb u terâvet vermedün Fuzuli
Lakin her defasında musavvir aciz kalan bir ressamdır. Musavvir, Nakkaş Mani ve Mâniheizmde olsa Bihzâd’da olsa sevgilinin güzelliğini çizmekten acizdir. ( bkz Divan Şiirinde Ressam Bihzâd Mazmunu) O yüzden musavvir, ne kadar usta olursa olsun, ne kadar becerikli olursa olsun her zaman şikâyet edilen, sevgilinin güzelliğini vb yansıtmakta çizmekte vb aciz kalan, aciz gösterilen biridir.
BEYİTLERDE MUSAVVER VE MUSAVVİR
Heykel-i rûh-ı musavver oldı gûyâ ol dehân
Hatt-ı reyhân ile yâkût ana yazmış hırz-ı cân Aşık Çelebi
Ey rûh-ı musavver be çe câyî ki neyâyi
Ey nûr-ı dü dîde beçe re’yi ki neyâyi Tokatlı Kani
Şeksiz ol hod bir musavver nûr idi
Anı görmezdi şunlar kim kûr idi (Süleyman Çelebi)
Ehl-i diller yüzüňe rūĥ-ı muśavver didiler
Teşne-cānlar lebüňe şehd-i mükerrer didiler MÜNÎRÎ
Sensin ol rûh-ı musavver ki hemvâre olur
Yâd-ı mecmûa-ı hüsnünle perîşan diller (Nâilî).
Ey musavvir yâr timsâline sûret vermedün
Zülf ü ruh çekdün velî tâb u terâvet vermedün FUZULİ
Musavvir zülfin ol şûhuŋ ki tasvîr içre göstermiş
Dil-i dîvâne-i ‘uşşâkı zencîr içre göstermiş .KÂTİB-ZÂDE SÂKIB
Musavvir kim o şûhuŋ çeşmini bî-tâb göstermiş
Cihânuŋ fitnesin bahtum gibi der-hvâb göstermiş .KÂTİB-ZÂDE SÂKIB
İLGİLİ BAŞLIKLARIMIZ VE LİNKLERİ
Bihzad Efsanevi Acem Nakkaşı Ressamı
Divan Şiirinde Ressam Bihzâd Mazmunu
Nakkaş Osman ve Minyatür Sanatçılığı
Şemailname Padişah Minyatürleri Nakkaş Osman
Nakkaş Şahkulu Hayatı ve Sanatı
Şehinşahname ve Minyatürleri Seyyid Lokman ve Nakkaş Osman
Üstat Nakkaş Osman Hayatı Hakkında Tespitler
Nakkaş Hasan Paşa Hayatı ve Minyatür Eserleri
Nakşetmek Nakış ve Nakkaş Nedir
KAYNAKÇA
[1] https://www.etimolojiturkce.com/kelime/suret
[2] /post/suret-nedir-kokeni-tasavvufta-ve-siirlerde-suret/139522
[3] https://www.nisanyansozluk.com/kelime/tasvir
[4] /post/suret-nedir-kokeni-tasavvufta-ve-siirlerde-suret/139522
[5] https://www.osmanice.com/osmanlica-20863-nedir-ne-demek.html
[6] https://www.osmanice.com/osmanlica-20863-nedir-ne-demek.html
[7] A.T. Onay, Eski Edebiyatta Mazmunlar, MEB, 1996 , S. 366
[8] https://www.luggat.com/Musavvir/1/1
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!