
Yabancı bir ressamın gözünden Osmanlı sarhoşu
Müdâm Nedir Daima Anma ve Ayyaşlık
Osmanlıca Yazılışı: müdâm : مدام
Müdaâm Arapça kökenlidir. (Ar. idāme “dâimî kılmak, devam ettirmek”ten mudām)[1]
Müdâm kelimesinin sözlüklerdeki anlamı başlıca iki manaya dayanır. Bunlardan birisi daima, daimi; diğeri ise şaraptır.Sözlüklerdeki anlamları ise bu iki anlamın açılımları şeklindedir. Devam eden. Sürekli. Dâim ve bâki olan. Mübtelâ olan[2]. Ara vermeden, her zaman, dâima, [3] Şarap, mey, hamr manalarındadır
Mest-i müdâm: durmadan şarap içen, ayyaş, daima sarhoş
Müdâmî: Şaraba düşkün olan kimse:
Bu durumda müdam sözcüğünün dilimizdeki sarhoş, içki müptelası, ayyaş veya sarhoş manalarında daha çok kullanıldığı açıktır. Aşk ve şaraptan söz etmeyi çok seven divan şairleri Müdam sözcüğünü her iki anlamına gelecek şekillerde kulanmışlar, müdâm sözcüğünün farkı anlamlarını tevriyeli ve kinayeli olarak kullanmaktan çok hoşlanmışlardır. Müdam sözcüğü bu nedenlerle şarap, mey, hamr, hamra, meyhane, saki, haram sözcükleri ile birlikte kullanılır. Divan şairleri müdâm sözcüğünün farklı manalarından hareketle güzel şakalar da yapmışlardır. ( bkzBezm Nedir Meclis İşret ve Divan Şiirinde İçkili Eğlenceler )
Cihânda Cem gibi ‘ıyşun şehâ müdâm olsun
Eger ki bensüz içersen meyi harâm olsun Revani
Sâkî tamam ettin beni , mest-i müdâm ettin beni
Âşûfte kâm ettin beni ma’zur tut her nedersem Şeyh Galip
La’lin hayâli dilde safâ-yı müdâmdır
Bezm-i cihânda mey bana sensiz haramdır. Sünbülzade Vehbi
Dudaklarının la’l gibi tatlı renginin hayali bana daima bir zevk yaşatır. ( Dudağını ve şarabı hep hayal ederim ) İçki meclisinde sensiz şarap içmek bana haramdır.
Hûn-u ciğer ki câm ile cânâ müdâmdır
Bu hamr gayr-ı aşıka ey dil gayri hâramdır. Şeyhi
Ey sevgili Yürel kanı kadehteki şarap gibi diama kıpkırmızıdır. Ey gönül bu şarap başka gönül için haramdır.
Şerden emân gerekse müdâm içmegil şerâb
Ne hayr ola anda ki adı ola şer-âb Ahmedi
İy beñzi saru şem ki ahar yaşun müdâm
Işk odına yohıldı vücûduñ ale’t-temân Ahmedi
Müdâm olur leb-i la’l-i şarâbdan mahzûz Fehim-i Kadim
Aceb aceb ki ola şule-i âbdan mahzûz
Zâhidâ sanma rumûz-ı aşkı kâmiller bilir
Bâdenin zevk u safâsın müdâmîler bilir ( Muhibbî- Kānûnî Sultan Süleyman).
Ne meyhâneden aldın işbu câmı
Ne sâkîden içipsin bu müdâmı (Şemseddin Sivâsî)
Mürg-i rûha kût-i nâfi‘dür müdâm ezkâr subh
Ref‘ ider dil-hastelerden ‘illet ü ekdâr subh MEHMED SIDKÎ DÎVÂNI
İlgili Başlıklarımız
Harabat ve Harabat Ehli Nedir.
Şarap İçme Osmanlıda Meyhane Harabat Adapları
Bezm Nedir Meclis İşret ve Divan Şiirinde İçkili Eğlenceler
Dostkâni ve Dostkâni Muhabbet Şiirimizde Mahbub Meclisleri
Hammâr ( Meyhaneci ile Mürşit , Ayyaş ile Derviş ilişkisi )
MEYHANE NEDİR VE OSMANLIDA MEYHANE ADAPLARI VE EĞLENCELERİ
Câm ( kadeh- içki- peymane, sağar, ayak, dolu) )
Cem ( Divan Şiirinde Cem ve Tüm Özellikleri )
Câm-ı Cem, Câm-ı cihannüma, Câm- âlemnüma,
Hammar ( Meyhaneci ile Mürşit , Ayyaş ile Derviş İlişkisi)
Kaynakça
[1] https://www.lugatim.com/s/m%C3%BCdam
[2] https://www.osmanice.com/osmanlica-21482-nedir-ne-demek.html
[3] https://www.lugatim.com/s/m%C3%BCdam
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!