Atlas Kese
Padişah fermanları, devlet adamlarının veya ilerin gelenlerinin mektupları atlas keseye konulur ağzına mühür vurularak yollanırdı. ( bkz Eski Edebiyatta Giysiler 1 Arakiye Arşın Atlas )
Padişahların diğer sultanlara veya ülkelere yolladıkları ülkeye göre farklı renklerde çatma kadife, seraser veya atlas kumaşlardan yapılmış keseler kullandıkları bunların da teşrifat, yollama ve mühür vurma kurallarının olduğu anlaşılmaktadır. ( bkz Otantik Atlas Kumaş Yapımı ve Kullanım yerleri )
Mektup ve fermanların keseye konulup altın kozalaklar ile bağlandığı sonra da balmumu ile mühürlendiği ve gönderilecek ülkeye göre renk ve çeşitlere ayrıldığı ve tüm bu işlemlerin özel bir teşrifat ve kurala bağlı olduğu ortaya çıkmaktadır. örneğin Mekke Emir’ine yeşil, Kırım Tatar Han’ına yollanan mektupların kırmızı çuhaya; İran ve Hint hükümdarlarına yollanan mektupların çatma kadife keseye,; Avusturya, Almanya, Lehistan ve Vatikan, Ceneviz veya Venedik’e yollanan mektupların seraser kumaşa,; Macar, İspanya ve Rusya’ya yollanan mektupların altın keseye , Eflak ve Bugdan beylerine yollanan mektupların beyaza keseye konularak yollandığı anlaşılmaktadır. [1]
Sarayda mektup yollama ve keseye koyma işlemlerinin oldukça teşekkül etmiş bir teşrifata bağlandığı ve pek çok kuralların olduğu böylece ortaya çıkar. Keselerin renklerinin, kumaşlarının ve kalitesinin gönderildikleri ülkelere göre değişmesi oldukça düşündürücüdür. Bu renklerin ve kumaşların ülkelerin Müslüman olup olmadıkları, imparatorluğun egemenliğine dâhil bir hanlık veya eyalet olup olmadığına göre belirlendiği ortaya çıkar.
Detaylara inemediysek de mektubun keseye konulmadan önce altın kozalaklara bağlanması işleminin ne şekilde yapıldığı bu kozalakların değerinin veya ebatlarının değişip değişmediği hususundaki ayrıntıları bilemiyoruz. Fakat mektupların altın kozaklarla bağlanması geleneğinin mektubun açılıp açılmadığını belli edecek şekilde ve aslında bu amaçla yapıldığı da kesindir. Kese içine konulan mektubun bağlama ve açılma şeklinin bunu belli edecek şekilde ve çok ustalık isteyen şekilde yapılmakta olduğu kolayca tahmin edilebilir
Mektupların bu şekilde altın kozalaklarla bağlanıp sarıldığı daha sonra da gideceği yere göre seçilen renkteki ve kumaştaki bir keseye konulduğu ve bu kesinin de ağzının mühürlendiği anlaşılmaktadır.
Atlas kese şiirimizde name, ulak, sayrı, haber, mektup, atlas, cuha, seraser ve mühür kelimeleri ile birlikte karşımıza çıkar.( bkz Diba Canfes Kemha Seraser Zerbaft ve Divan Şiirinde Saraylı Giyisileri- Eski Şiirimizde Seraser Kumaş ve Giysiler )
Name müştakların vermede çünkü haberin
Eğer atlastan ederlerse siyab-ı seferin ( Nabi)
Mektup eğer atlastan sefer elbisesi içinde gelirse hasretini çekenlerin haber ini getirir. ( Atlas kese ile mektup gelmesi Padişahtan veya saraylıdan geldiğine delalettir. )
Ahilik geleneğinde de bu tip kumaş keseler kullanılmış, değerli evraklar niteliklerine göre çeşitli renklerdeki kumaşlardan yapılmış keselere konulmuştur. Örneğin atlas keselerde yazışmalar ve evraklar, yeşil keseye esnafa ait senetler tapular, Kırmızı keseye gelir getiren evraklar, örme keseye paralar konulmuştur. [2] Kara kese ise olumsuz konularla ilgili evrakların - örneğin tahsil edilemeyen senetlerin- konulduğu kesedir.
Atlas ve kese tabiri sadece mektupla ilgili olarak değil, gündelik yaşam ile ilgili olarak da karşımıza çıkmaktadır. Eski devirlerde giyim kuşamın önemli parçalarından biri olan kese kullanımı çok yaygındır. Para kesesi, tütün kesesi, mühür kesesi, enfiye kesesi, esrar kesesi, esnaf kesesi, ahi kesesi, saat kesesi vb o devrin en önemli eşyaları arasındadır.
Bu keselerin üzerine çeşitli motifler işleniyor bu motiflerin ve işlemelerin çeşit çeşit mesajları oluyordu. Bu işaretler kaftanların sol tarafına da işlendiği gibi keselerin mendillerin üzerine de işlendiği ve değişik anlamlar ifade ettiği anlaşılmaktadır. ( bkz Kaftan Osmanlıda Kaftan Geleneği ) Bu işaret ve işlemelerin gül, karanfil, sümbül, menekşe, çiçek veya hayvan resimleri şeklinde olduğu bu işlemelerin olduğu giysilere veya alametlere de dendiği anlaşılmaktadır.[3] ( bkz Hilat ve Kaftan Nedir )
Libasında değildir nakş- ı kemha pençe resminde
Benim desti ümidimdir ki dameninde kalmıştır.
Pençe resmi onun giydiği kemha elbiseye işlenmiş değildir. Onun eteğinde görülen el resmi benim ellerimin ümididir.
Burada geçen kemha sadece hanedan ailesinin giyebildiği altın işlemeli kumaştır. Keselerin genellikle atlas kumaş veya çuhadan yapılmış olması hem divan hem de halk şiirinde karşımıza sık sık çıkan bir obje olmasına yol açmıştır.
Eski Edebiyatta Giysiler 1 Arakiye Arşın Atlas
Eski Edebiyatta Giysiler Aba Aseli Abani
Eski Edebiyatta Giysiler Ahmediye Alaca Asumani
Eski Edebiyatta Giysiler 4 Basma Beledi Biniş Cübbe
Eski Edebiyatta Giysiler Canfes Çatma Çuha
Eski Edebiyatta Giysiler Çitari ve Diba
Eski Edebiyatta Giysiler Futa-Harir ve İhram
Eski Edebiyatta Giysiler Came Damen Pirahen
KAYNAKÇA
[1] A. Talat Onay, Eski Edebiyatta Mazmunlar, MEB, Yayınları, Ank. 1996, shf 111.
[2] SABİHA TANSUĞ, OSMANLI KESELERİ, https://www.turkmeclisi.org/?Sayfa=Temel-Bilgil
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!